Makaleler

   Geri Dön

MAVİDEKİ RUHUM

Dosyalar:

tahsinceylan_mart_08_mavideki_ruhum.pdf


Yazı ve Fotoğraflar. Tahsin Ceylan



Doğanın fırçası, en güzel ebrularını deniz suyunda boyar. Kıyı yakınında türkuazken, akarsuların denize karıştığı yerlerde sararır, bulanır. Kış güneşiyle aydınlanan kutuplarda, cam yeşiliyle buz mavisi arasında gider gelir. Derinlere indikçe maviden laciverte değişir. Sonsuzmuş gibi görünen okyanus çukurlarında, sadece siyahtır. Okyanusların mavisiyle kuşatılmıştır kıtalardaki renkler. Tıpkı bir prizma gibi, okyanuslar da güneş ışığını çözümler ve renklerine ayırır. Kırmızının sıcaklığı ilk bir kaç metre derinlikte yok olurken, yüksek enerjili mavi derinlerdeki yolculuğuna devam eder. Dünya’ya uzaydan bakanlar için burası, mavi bir gezegendir. Mavi yerkürenin hakim rengidir. Oysa, doğanın tüm bu yaratıcı çabası, bir bardak suda kaybolur. Su şeffaflaşırken, sanki ruhunu kaybeder. Mavi, denizin ruhudur…

Kareler içindeki gölgelerin aslında kelimelere sığmazlarımız olduğunu maviden örgendik. Mavide yıkadık ruhumuzu, boğulmadan yaşamayı örgendik mavinin nefesinden, maviden taşıdık dalgaların sesini duyumlarımıza, mavide tanıdık üzerinde tanımlanmamış dünyalar taşıyan Prensesin gözbebeklerini. Yaşanılası en görkemli “Dinginlik”ti mavide asılı kalan çarptıkça nöbete duran yüregimin ve kalemimde paralanan her sözcük benligimi inceden inceye sararken mavide yazdım, benimle ömür sürmüş ruhumu yansıtan en güzel ve en kişisel bildirgemi.

Poyraz’la mavideki yolculuğumuzda bu kez, geçmişin parmak izlerine dokunabilmek için Bodrum Yassıada’dayız. Turgut Reis ile Yunan adalarından Pserimo arasında denizden yüksekligi 11 metre ve yalnızca 200’e 150 metre boyutlarında olan bu mini ada, diplerindeki sessiz tanıklarla adeta uygarlıkların tarihine ev sahipligi yapmaktadır. Güneybatı ucundan güneydoğu ucuna uzanan deniz yüzeyine 3 metre derinlikteki ve 200 metrelik uzantıya sahip sığlık Roma döneminden bugüne uzanan tarihsel süreçte medeniyetlerinden birer parçayı derinliklerinde saklamaktadır. Batıklar 1950’li yıllarda Bodrum’lu süngerciler tarafından bulunmuş, sünger avcısı Kemal Aras’ın bildirimi ile 1961-1964 yılları arasında ABD Pennsylvania Üniversitesi adına kazı yapımına olanak sağlanmıştır. Adanın yaklaşık 75 metre güneyinde ve 32-39 metre derinliklerde yatan M.S 7.yüzyıla ait Bizans batığı, taşımakta olduğu 54 adet bakır ve 16 adet altın sikke ile M.S 626 yıllarına tarihlendirilmiştir. Bölgedeki kazı çalışmalarına 1967-1969 yıllarında da devam edilmiş, Geç Roma batığı kazı çalışmaları sırasında aynı batığın üzerine oturmuş oladuğu anlaşılan M.S 7.yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Osmanlı Batığına da rastlanılmıştır. 1983 yılında Texas A&M Üniversitesi bünyesindeki Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü tarafından kazısı gerçekleştirilen batığın yaklaşık 20 metre uzunlukta olduğu ve tamamen meşeden yapıldığı tesbit edilmiştir. Üstüste binmiş batıklara son olarak 1993 yılında Lübnan bandıralı bir şilep ilave olmuş ve görüntülerde oluşturduğumuz bugünkü konumunu almıştır.
Dalışa yasak alanda olan batıklara planlanan görüntüleme amaçlı dalışlarımız TV Kanal D Genel Yayın Yönetmeni Sayın Memet Ali Birand’ın Kültür Bakanlığı ve Bodrum Sualtı Arkeolojisi Müzesi Müdürlügü nezdindeki yazışmaları ve gerekli yasal izinlerin alıması ile başladı. Dalışlar Sualtı Arkeolojisi Müzesi Müdürü Yaşar Yıldız, Müze görevlileri Erol Atarer, Adnan Zehir ve Ege Benli Bağcı’nın eşliginde gerçekleştirildi. Amaç, bölgenin arkeolojik tanıtımının yapılması ve dalış turizmine açılabilmesi için bir girişimin başlatılmasıydı. Kaydedilen foto ve video görüntülerinin tamamı Kültür Bakanlığı’na ve ayrıca Müze Müdürlügü’ne verilmiştir.

Tarihin parmak izlerine dokunmanın ve görüntülemenin yarattığı heyecan anlatılmaz bir hüznü de içinde taşır daima. Varılması planlanan yerlere ulaşamamak ve ansızın yaşanan geri dönülmez veda yolculuklarında ne zaman nereye ulaşacağınızı bilmeden içinde mektup olan bir şişe dahi bırakamaya zamanınızın olamaması insanoğlu’nun her şeye rağmen ekolojinin egemen gücü olmadığının en somut göstergelerinden biridir.

Evrenimizdeki dinginligin sembolüi Dünyamınız yüzde yetmişi,
ruhumuzu içinde taşıyan bedenimizin yüzde altmış beşi,
hiçbir gıda almadan yaşamımızı kırk gün sürdürebilmemize imkan sağlayan hayat kaynağı,
doğru kullanıldığında yarattığı bereketle“hayat” kirletildiginde ise “hayatın sonu”SU

Narcissus’un aynası, bütün evrendeki bilinen en güçlü “hayat” kaynağı.Varlığımızın,aklımızın ve sahip olduğumuz hangi geçmiş ve ne tür bir gelecek varsa, tamamının esası, temel yapısı. Bütün sevgilerimizden, bütün hırs ve azmimizden çok daha yukarıda. Yaratma yetenegindeki kudretin yanı sıra yok etme kararlılığına büründügünde en sapkın kabusların başrol oyuncusu.SU

Mavide gerçeklik kazanıyor ne varsa hayatta, o yörüngede yeralıyor her şey, nasıl sahipse gökyüzü yıldızlarına ya da bir deniz kendi kıyılarına.

Poyraz’la mavide yaşama günlük tutmanın on beşinci yılındayız. Nice yıllara mavideki ruhum…

Evet, daha beter bir şey yok maviye susamaktan…


Selam Olsun…



Kaynaklar.

Beköz-Baklavacı Sualtı Teorisi SU
George F.Bass Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ndeki Batıklar
WWF yayını SU