Makaleler

   Geri Dön

SİGARA (TÜTÜN) İÇİMİ VE DALIŞ

Yazı; Doç. Dr. Şeref Özkara
Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı
ozkara@ato.org.tr

Fotoğraflar; Tahsin CEYLAN

Bu yazıda sigaranın dalışa etkileri konusu genel hatlarıyla ele alınacaktır.
Hiçbir dalgıç, ya da dalış öğretmeni alkollü olarak dalmaz. Fakat, birçoğunun dalmadan önce, hatta iki dalış arasında sigara içtiği bilinmektedir.
Konuya sigara ve sağlık konusunda kısa bir giriş yapmak istiyorum. Sigara içen kişiler genellikle tütünün sağlığa etkileri ile ilgili bilimsel verileri yok saymaktadırlar. Bazen de bu konuyu hafife alıp alay ettikleri görülebilmektedir. Oysa, çok sayıda uzun süreli ve iyi tasarımlanmış araştırmanın sonuçları sigaranın sağlığa etkileri açısından çok net bilgiler vermektedir.

SİGARANIN SAĞLIĞA ETKİLERİ-KISA BİR ÖZET

Yirminci yüzyılda yapılan ayrıntılı araştırmalar, sigaranın insan sağlığı açısından en zararlı alışkanlıklardan biri olduğunu göstermektedir.
Akciğer kanseri, koroner kalp hastalığı ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) sigaranın yol açtığı hastalıklardan en çok ölüm nedeni olanlardır. Sigara, çok sayıda ciddi kansere neden olur. Bu kanserlerin tedavisi ya yoktur ya da çok sınırlı tedavi edici etki çok pahalıya mal olmaktadır. Akciğer, ağız, gırtlak, yutak, yemek borusu ve idrar torbası (mesane) kanseri sigara ile oluşur. Böbrek, mide, pankreas ve serviks kanserine de sigara içimi katkıda bulunmaktadır. Tüm kanserlerin %30’undan, kanser ölümlerinin %50’sinden ve akciğer kanserinin %80-90’ından sigara sorumludur.
ABD için yapılan istatistiklerde, sigara içen erkeklerde ölüm oranları, akciğer kanserinde 22 kat, bronşit ve amfizemde 10 kat artmaktadır. Kadınlarda ise sigara içimi, akciğer kanseri ölümlerinin 12 kat ve bronşit ve amfizem ölüm riskini 10 kat artırmaktadır. Orta yaş erkek ve kadınlarında kalp hastalığından ölümleri sigara üç kat artırmaktadır.
Sigara içenlerde kalp-damar hastalıkları içmeyenlerin iki katı, inmeler 2,2 kat ve ayakta dolaşımın bozulmasına bağlı aralıklı topallama 3,5 kat fazla bulunmuştur.
Sigaranın yol açtığı diğer hastalıklar ve sağlık sorunları arasında diğer kalp-damar ve akciğer hastalıkları, peptik ülser, osteoporoz, düşük doğum ağırlığı sayılabilir. Ölüm nedeni olan yaklaşık 40 ayrı hastalık ile sigara içimi arasında ilişki vardır. Yıllık ölüm riskini her iki cinsiyetten insanda da iki katına çıkarmaktadır.
Dünyada 1,1 milyar, Türkiye’de 17 milyon sigara içen kişi vardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl yaklaşık 4,5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir. Ülkemizde ise yılda 70-100 bin insan sigaradan ölmektedir. Bu rakamın gerçek olduğunu anlamak için bir göğüs hastanesi ve bir kalp hastanesinde günlük ölen kişileri izlemek yeterlidir. Herhangi bir yaşta, sigara içen birisinin ölüm riski, sigara içmeyen birisinin iki katıdır.
Sigara, bağımlılık yapmaktadır. Hem içindeki katranı oluşturan nikotinin yolaçtığı fiziksel bağımlılık, hem de sigara içmenin yarattığı psikolojik bağımlılık sözkonusudur. Nikotin, eroin ve kokain kadar bağımlılık yapan bir maddedir.
Bağımlılığı nedeniyle sigara içimi bir hastalık olarak kabul edilmeli ve bırakılması için çaba gösterilmelidir. Bütün diğer hastalıklarda olduğu gibi, korunma en önemli yoldur. Sigaradan korunmak ise içmemekle ve içilen ortamlarda bulunmamakla mümkündür.
Aynı ortamda başka birisinin içtiği sigaranın dumanı da, sigaranın bütün zararlı etkilerinin oluşmasına yol açar. Buna pasif sigara içimi denilmektedir.

SİGARA VE DALIŞ

Bilimsel literatür incelendiğinde tütünün, içen kişinin performansını belirgin bir şekilde düşürdüğü görülmektedir. Tütün dalış performansını da ciddi olarak etkilemektedir. Sigaranın yol açtığı hastalıklar ya da bozukluklar da dalışta sorunlara yol açmaktadır. Bunlardan en önemlileri solunum ve dolaşımdaki bozukluklardır.

SİGARA İÇMENİN KISA SÜREDE YOL AÇTIĞI ETKİLER

Sigaranın dalgıçlara kısa sürede yaptığı ciddi bazı etkiler vardır. Kalp ile ilgili ani ölüm, hücrelere oksijen naklinin azalması, kavrama/idrak ile ilgili bozukluklar, dekompresyon hastalığı riskinin artışı, dalıştaki sıkışmaya bağlı akciğer hasarları sigaranın bu kısa sürede yol açtığı zararlardandır. Dalışa bağlı ölümlerin önemli bir kısmı kalp ve damar sistemine aittir. Sigara içenlerde, koroner kalp hastalıkları, inmelerin daha fazla olduğu bilinmektedir.

KARBON MONOKSİT (CO)

Karbon monoksit (CO), kokusuz, renksiz ve tatsız zehirleyici bir gazdır. Kapalı garajda çalıştırılan bir arabadan ya da kapalı mekandaki mangaldan çıkan CO zehirleyebilir. Akciğere çekilen sigara dumanındaki CO konsantrasyonunun parsiyel basıncı önemlidir. Hemoglobin oksijeni akciğerlerden alıp dokulara taşımaktadır. Hemoglobine CO’nun bağlanma yeteneği, oksijenden 217 kat daha fazladır. Hemoglobinin sigara içmeyenlerde %1,5’u, sigara içenlerde ise %10’u CO ile bağlıdır Hemoglobin CO ile bağlandığında oksijen taşıma kapasitesi azalmaktadır ve hemoglobinin dokularda oksijeni bırakma yeteneği azalmaktadır..

ERİTROSİT

Oksijeni taşıyan hemoglobin molekülü, eritrosit denilen alyuvarlar içinde bulunmaktadır. Sigara içenlerde, oksijen taşınması bozulur. Sürekli oksijen eksikliği nedeniyle alyuvarlar daha fazla yapılır. Sonuçta kan daha “koyu” ve akışkanlığı daha zor hale gelir. Kan dolaşımı özellikle en küçük damarlarda (kapillerler) güçleşir. Dalış sırasında artan basınçlar da eklenince küçük damarlarda alyuvarların geçişi iyice zorlaşır ve damarın iç yüzeyinde hasarlara yol açar.

KOAH (KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI)

Sigara içen hastalarda amfizem ve kronik bronşit, birarada bulunur. Bu hastalık KOAH olarak adlandırılır.

AMFİZEM: Uzun süre sigara içimi, akciğerlerde ve bronşlarda kalıcı değişiklikler yapar. Akciğerlerde hava ile kanın yüzyüze geldiği ve oksijen-karbondioksit geçişinin olduğu keseciklerde duvarların yırtılması ve kalıcı genişlemeler olur. Bu duruma amfizem adı verilir. Sigaraya bağlı olarak akciğere gelen hücrelerin salgıladığı maddeler bu yıkımın nedenidir. Bu yıkımın sonucu oluşan ince duvarlı büyük keseler (büller) basınç artışı ile kolayca yırtılabilir. Normal gaz değişiminin olduğu zarların azalması sonucu, hava ile kan yeterince karşı karşıya gelemez; en ince kan damarları (kapillerler) azalır, akciğerlerin gaz değişimi fonksiyonu bozulur. Akciğerin elastik yapısında belirgin bir azalma olduğu için küçük hava yolları kolayca çöker ve hava giriş çıkışı bozulur. Akciğere giren havanın dağılımı ile kanın dağılımı arasında yerel dengesizlikler olur. Hava keselerinin oluşması, su altından yukarı çıkarken, akciğerlerde barotravmaya (şişerek patlama) ve arterlerde gaz embolilerine yol açabilir.

KRONİK BRONŞİT: Sigara dumanındaki maddeler, akciğerin hava boruları (bronşları) içinde yer alan tüylü hücrelerin işlevlerini bozar. Zararlı maddelerin akciğerden dışarı atılmasını sağlayan bu hücresel yapılar çalışamaz hale gelir. Aşırı salgı yapılır. Nefes borularının duvarlarında inflamasyon ve şişme olur. Bunların sonucunda nefes borusu daralır, hava akımı zorlaşır. Akciğerin savunma sisteminde önemli sorunlar ortaya çıkar. Bu değişikliklerle kronik bronşit ortaya çıkar. Bronşlar çok daha kolay hastalanabilir ve bol balgam üretir hale gelir. Bronşlardaki salgıların koyu tıkaçlar yapması, yukarı çıkışlarda barotravmalara neden olabilir.

KOAH, CO artışı ve kan akımın azalması, oksijen naklinin azalmasına ve karbondioksitin birikmesine yol açar.

BURUN VE SİNÜS AKAÇLAMASI SORUNLARI

Sigara içenlerin çoğunda burun tıkanıklığı, sinüslerinin rahat boşalamaması sorunları vardır. Bu durum, orta kulak ve sinüslerinde tıkanma olasılığını ve sıkışma riskini artırmaktadır.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI

Sigara, tansiyon yüksekliği, inme, koroner kalp hastalığı, diğer kalp hastalıkları ve damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden birisidir.

NİKOTİN

Sigarada bulunan nikotin, küçük kan damarlarında pıhtı oluşumunu tetikler. Dalışta ve dekompresyonda riskleri artırır. Oksijen tüketimini artırır ve küçük damarların daralmasına yol açar. Kalp hızını artırır. Damarlarda gelişen direnç, kan basıncının artışına ve akciğerin uç kesimlerinde kanlanmanın bozulmasına neden olur. Kollar ve bacaklarda, özellikle de eklemlerde inert gazların temizlenmesini zorlaştıran dolaşımın kötüleşmesi söz konusudur. Bunun sonucunda dekompresyon hastalığı en fazla buralarda görülür. Dalgıç üşüme hissettiğinde, kan akımını merkezi organlara fazla verebilmek için vücudun uç kısımlarındaki kan dolaşımında doğal bir azalma ortaya çıkar. Sigara bu sorunu artırmaktadır. Sadece iki sigara ile küçük damarlarda kan akımı beşte bir oranında azalmaktadır. Sonuçta, gaz değişimi daha fazla bozulur ve dekompresyon hastalığı artar.

YAĞ DOKUSU

Sigara içenlerde kötü kolesterol LDL düzeyinde belirgin artışlar olur. Bu, etkin kan dolaşımını azalttığı için, inert gazların atılması zorlaşır. İnert gazlar, özellikle nitrojen yağ dokularında depolanır ve kabarcık oluşumuna zemin hazırlar.

KEMİK DOKUSU

Sigara içimi, kemik yoğunluğunu azaltır. Hiperbarik oksijen tedavisi yapılan hastalarda, bu tedaviye bağlı da kemik hasarı oluşur.

HİDROJEN SİYANİD

Hidrojen siyanid, hidrojen sülfid gibi hem vücuda hem de akciğerlere, kan dolaşımına toksik (zehirleyici) etki yapan çok sayıda madde sigara dumanında bulunmaktadır. Sağlıklı dalış için bu maddeler ciddi riskler doğurmaktadır.

ÖZETLE SİGARANIN DALIŞTAKİ ETKİLERİ

Sigara, kalp ve damar sisteminde yol açtığı hasarlar ve bozukluklar ile kan akımını azaltmakta ve çevre dokulara akımını bozmaktadır. Solunum sistemine yaptığı etki ile vücuda oksijen girişine zarar vermektedir. Solunan havadaki oksijen miktarı artırılsa da vücuda oksijen iletilmesi azalmaktadır. Vücudun, dalgıçın karşı karşıya olduğu koşulların zorluğuna uygun bir yanıt oluşturamaması ve dekompresyon hastalığı olasılığında artış olması, sigaranın dalışta yarattığı önemli risklerdir.
Dalgıçların su altında birbirlerine yardım etmeleri gereken acil durumlar olabilir. Böyle bir durumla karşılaşan kişinin kalp atışları hızlanacak, kalbin oksijen ihtiyacı artacaktır. Bu tür sıkıntılı koşullarda sigara içen kişinin daha fazla zorluk yaşayacağı açıktır.
Akciğerler, dekompresyon hastalığına yol açan kabarcıkların filtre edildiği yerdir. Sigara ile akciğerlerin uğradığı kayıplar, filtre görevini de olumsuz etkilemekte ve dekompresyon hastalığı riskini artırmaktadır.
Nikotinin özellikle kol ve bacaklardaki damarlarda yarattığı daralmalar önemlidir. Vücudun bu uç kısımlarından inert gazların atılması zaten zordur. Dekompresyon hastalığını, kabarcıkların damar iç duvarına yaptığı hasarın başlattığı görüşü önemli bir teori olarak kabul edilmektedir. Nikotinin vücutta bulunması, küçük damarlara etkisi ile bu olaya katkıda bulunmaktadır. Sigaraya bağlı alyuvar miktarının artışı da damarlarda akışı zorlaştırmaktadır. Dalış nedeniyle basıncın artışı, sigaranın bu etkileri ile birleştiğinde kan dolaşımında önemli bozukluklar olmaktadır. Ayrıca, karbon monoksite bağlı oksijen taşınmasının bozulması, akciğer dokusundaki hasara bağlı oksijenin yetersizliği böyle bir ortamda çok daha büyük önem taşımaktadır.
Dalışla ilgili koşullara uyulmasına karşın ortaya çıkan istenmeyen dekompresyon hastalığı durumları incelendiğinde, sigara ve sigaraya bağlı akciğer hasarının önemli bir rol oynadığı görülmüştür.

SİGARAYI BIRAKMAK

Sigarayı bıraktıktan sonra bir süre nikotin yoksunluğuna bağlı yakınmalar ortaya çıkmaktadır. Bunlar arasında performansta düşme, tepkilerin yavaşlaması, bellekte bozulmalar olabilir. Bu nedenle sigarayı bıraktıktan sonraki bir hafta içinde de dalış yapmamakta yarar vardır. Bir hafta sigarayı bıraktıktan sonra, ömür boyu bırakmak da zor olmayacaktır.
Sigaranın sağlığa yaptığı ciddi zararlar bilinmektedir. Gerek sigarayı bizzat içenler, gerekse de pasif içenlerde bu zararlar bilimsel çalışmalar ile gösterilmiştir. Bu bilimsel kanıtlar, tartışmasız kabul edilmektedir. Ne yazık ki, sigara ile ilgili davranışlarda bilimsel gerçekler değil, duygusal yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Çünkü, kullananlar, sigaraya bağımlılıkları nedeniyle, bunu rasyonalize etmektedirler. Dalışla ilgili yaratabileceği sorunları da bilmek bu bakımdan önemlidir.
Sigaranın bırakılması mümkündür. Bu konuda tıbbi yardım da sağlanabilir. Sigarasız günler diliyorum.


KAYNAKLAR

http://www.who.int/health_topics/smoking/en/
http://www.cdc.gov/tobacco/index.htm
http://www.toraks.org.tr/sub/tutunvesaglik.php
http://www.innerrealm.co.nz/dir_details.asp?pk=39
http://www.scuba-oc.com/smkndvng.htm
Olofson J, Skoogh BE, Bake B, Svardsudd K. Mortality related to smoking habits, respiratory symptoms and lung function. Eur J Respir Dis. 1987;71:69-76.

Law MR, Wald NJ. Environmental tobacco smoke and ischemic heart disease. Prog Cardiovasc Dis. 2003;46:31-8.
Jaakkola MS. Environmental tobacco smoke and health in the elderly. Eur Respir J. 2002;19:172-81.
Ong E, Glantz SA. Hirayama's work has stood the test of time. Bull World Health Organ. 2000;78:938-9.
Dembert ML, Beck GJ, Jekel JF, Mooney LW. Relations of smoking and diving experience to pulmonary function among U.S. Navy divers. Undersea Biomed Res. 1984;11:299-304.
Wilmshurst P, Davidson C, O'Connell G, Byrne C. Role of cardiorespiratory abnormalities, smoking and dive characteristics in the manifestations of neurological decompression illness. Clin Sci (Lond). 1994;86:297-303.
Morabia A, Bernstein M, Heritier S, Khatchatrian N. Relation of breast cancer with passive and active exposure to tobacco smoke. Am J Epidemiol. 1996;143:918-28.












(Şekil için alt yazı) Dünya Sağlık Örgütü, bütün sporlarda sigara ve tütünün bırakılması için “Tütünsüz Spor” sloganı ile mücadele yürütmektedir. Ülkemizde de Formula 1 yarışlarının getirilmesi konusunda özellikle sigara firmalarının açık ve gizli çabaları vardır. Çünkü, bu yarışlar sırasından yüzlerce kez sigara isim ve amblemleri görülmektedir. Sonuçta, bu yarışları izleyen gençlerin izlemeyen gençlere göre çok daha yüksek oranda sigara kullandıkları gösterilmiştir.