Makaleler

   Geri Dön

GÖZLERİNDEKİ MUHTEŞEM BÜYÜ

Yazı ve Fotoğraflar: Tahsin Ceylan

Gözler vardır ayışığında yıldızları taşır yüreginize, gözler vardır dalgaların sesini duyumlarınızda ölümsüzleştirir, gözler vardır bir içim sudur susayan dudağınıza,bir can tılsımıdır, bir alacakaranlık şafağıdır doğacak her gününüze ve gözler vardır büyüsü ile sarar bedeninizi üzerinde tanımlanmamış dünyalar taşırcasına.

Sualtı fotoğrafçıları açısından karidesleri görüntülemek ayrı bir önem taşır. Denizel hayatın bu narin ve sevimli canlılarını aslında bütün denizlerimizde görebilmek mümkün.Ve sanırım tek savunma sistemleri kaçmak olan ender canlı türleri arsında yeralırlar. Karidesleri ilk defa Sinop'ta görüntülemiştim. Gece dalışlarının birinde uzun kamçıya benzeyen duyargaları ile suyun içinde pasip hareket eden küçük kurtçukları avlamaya çalışırken gözlemlemiştim.Avlanma görüntülerinin yanısıra,yüzme ayaklarında yumurta taşımasınıda ilk defa burada görüntülemiştim. Salt güzel görüntü almaya esas bu çalışmaların biyolojik ifadesi ve önemi sonraki dönemlere rastlar. Fotoğrafın sadece güzel görüntü oluşturmakla kalmaması bilmin ve toplumun hizmetinde olması gerktigi bilinci bizleri daha farklı araştırmalara ve yönelimlere itmiştir.

Gece dalışları çok önemli bir yer tutar hayatımda. Feneri söndürüp karanlık sularda parıl parıl parıldıyan yıldızları seyrederken,buğulu büyülü gözlerle sizi izleyen yıldızlara beni bekleyin ben dalıp geleyim dercesine sarılıp yıldızların türküsünü söylemek, haykırmak gecenin kör karanlığına ve ılık meltemin ürpertisini teninizde hissetmek ve birden parıldayan ışıklarla başka bir dünyanın sizi tanımlayamıyan canlılarını selamlamak. Bir başka yaşamdır deklanşöre parmağınızla degil, yüreginizle basabilmek. Karidesleri ikinci defa Datça'da böyle bir gece dalışında görüntülemiştim.

Karideslerin sadece kendilerine ait mağaralarda yaşadıklarına ise daha sonra tanık oldum. Dalış arkadaşım Mehmet beni karides mağarasına götürecegini söylediginde, mağarada birkaç karides görebileceğimi düşünmüştüm. Oysa yaklaşık 39 metredeki doğal kamuflajı mükemmel olan mağaranın ağzına yaklaştığımda karideslerin çokluğu ve bu narin canlılara zarar vermeme çabalarımdan dolayı içeriye girmekte oldukça zorlandım. Zira hertaraf karideslerle kaplıydı.

Crustacea (Kabuklular) sınıfının onayaklılar sınıfı üyeleri olan Karidesler omurgasız hayvanlar olarak bilinirler. Yanlardan basık, yarısaydam gövdeleri ve esnek karınlarının ucunda yer alan yelpaze biçimli kuyruklarıyla tanınırlar.Yüzmeye uyarlanmış uzantıları ve uzun kamçıya benzeyen duyargaları olan bu hayvanlar hemen hemen bütün denizlerde, tatlı su göllerinde ve akarsularda yaşam alanı bulmuşlardır.

Karidesler oldukça önemli bir ekonomik değer taşırlar. Ortala uzunlukları4-8 cm, en küçükleri birkaç millimetre, en irileri 20 cm.nin üstündedir. Karınlarını ve kuyruklarını hızla bükerek geriye doğru yüzen bu hayvanların en büyük besin kaynağını küçük bitki ve diger küçük hayvanlar(küçük kutçuklar) teşkil eder. Karideslerin yaygın olarak geceleri avlanmaya çıktıkları gözlenmiştir. Dişi karidesler yüzme ayaklarına yapışan, 1.500-14.000 adet yumurta üretir.Larvalar olgunlaşana kadar bir çok evreden geçerler.

Sürüler halinde mağaralar ve oyuklarda yaşayan karidesler ülkemiz denizlerinde yaygın olarak bulunurlar. Son derce narin bir yapıya sahip olan bu hayvanların savunma güçleri oldukça zayıftır.